Ana Sayfa

Künye

Reklam

İletişim

Video

Resim

Ses

Sitene Ekle

Yazarlar

RSS

E-Gazete

Haber Akışı

Asayiş

Güncel

Ekonomi

Politika

Dünya

Spor

Magazin

Kültür-Sanat

Eğitim

Sağlık

Bilim-Teknoloji

Yaşam

yazarmailgultekiny@ogunhaber.combiyografiBiyografi
Baylar, Bayanlar!.. Ve Nihayet Zapsu Sahne Alıyor!
  Hepimizin bir yerlerde gözüne çarpmıştır. Siyah bir afiş üzerinde eczacıların can çekiştiğine ilişkin, kapanmaya yüz tuttuklarına dair notlar. Hemen, hemen tüm eczanelerin camlarında asılı bu afişlerin sebebi ilaç ile ilgili bazı uygulamaları protesto etmektir.
  

Türkiye şartlarına göre kazançları ile çok elit bir tabaka olduğunu bildiğim ilaç camiasının bireyleri bu aralar çok dertli.
 
Çoğumuzun hastaneden çıktıktan sonra “ilaç satan bir bakkal” şeklinde gördüğümüz (yani ayıp ettiğimiz) eczacılar, bu aralar Sosyal Güvenlik Kurumu ile dolaylı olarak da hükümet ile adeta bir strateji savaşı veriyorlar.

AKP hükümetiyle kıyasıya mücadele eden  Türk Eczacıları Birliği (TEB) ve birliğin liderleri TEB Merkez Heyeti,  bilindiği üzere planlı bir eylem kararı aldı. Eczaneler kapatıldı, yürüyüşler düzenlendi, basın açıklamaları yapıldı. Hülasa, demokratik tepkilerin birçoğu “tadında bırakılarak” eczacılar tarafından yapıldı.

Bu eylemler, TEB’den yapılan açıklamlara göre bundan sonra da devam edecek.
Detaylarını Üstad Çetin Öztürk’ten dinlediğim kadarıyla eczacıların şu anki kavgası SGK’nın, “TEB ile değil de eczaneler ile tek, tek anlaşma kararını alabileceğini” açıklaması imiş.

Öztürk, TEB Merkez Heyeti’nden aldığı bilgiler doğrultusunda, yapılması olası bu anlaşmaların ilaçta Tekel oluşturacağını, eczacıların birlikteliğini sarsacağını iddia ediyor.

TEB’in ve il eczacıları birliklerinin de görüşleri bu yönde.
İstemiyorlar SGK’nın birer, birer eczacılarla anlaşmasını.
Ama anlaşma teklifi de henüz ortada yok.
Yani eczacıya hükümetin ne teklif edeceğini bilen kimse yok.
Ya da ben ulaşamadım.

Buraya kadar bir meslek örgütü ile hükümetin kavgasını andıran ancak konu başlıkları aslında hepimizi yakından ilgilendiren bir durum sözkonusu.

Düşünün;  “hasta katılım payı” , “muadil ilaç”, Türk İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü gibi terimleri bu yazının içersine serpiştirsem herhalde eczacılar hariç hiç kimse yazıyı sonuna kadar okumaz.

Öyle yapacak da değilim.

Patron bana “siyaset yaz” deyip duruyor.
Baştan söylemeliyim ki, TEB önce hatayı kendinde aramalıdır. Dolayısı ile de tüm eczacılar...
Bir kere şunu sorgulamalılar ki;
TEB’in sağladığı rampa ile milletvekili olan, vekil olmadan  önce çetin bir solcu olarak bildiğimiz eski başkan Mehmet Domaç, mecliste AKP sıralarında eczacılar adına ne yapmaktadır? 

Bundan sonra hangi TEB başkanı meclise gidecek ve ne yapacaktır?

Bu durumda TEB, ilaç camiasının kulislerinde söylendiği üzere “menfaat birlikteliği” olmuyor mu?

Bakın; bu kavgadaki siyasi hesap ta benim düşünceme göre şu: Bilindiği üzere ilaç, silahtan sonra dünya ekonomilerinde ikinci sırayı alan bir kalemdir.

Türkiye’de de hatırı sayılır kadar eczacı, bir o kadar da ilaç piyasası mensubu vardır.
Salt böyle düşünüldüğünde bile hem oy açısından hem de ekonomik açıdan oldukça önemli bir sektör.
Konunun sağlık olması da işin cabası..

Halihazırdaki hükümetimizin “görünmeyen yüzü” Cüneyt Zapsu’nun “Alem-i Cihan” bilir ki bu sektör ile ilgili bir “For You, Drugstore For You" hesabı var.
 
İşte bu hesabın kapatılma tarihi de sanırım geldi.
Hem de bütün tepkilere rağmen...

Nasıl mı?
Bakınız; ilk açıklama Sağlık Bakanı Recep Akdağ’dan:
(Türk Eczacılar Birliği'nin 2007 yılı Genel Kurulu toplantısında yaptığı konuşma) 
"Biz ilacın, kesinlikle eczane dışında satılmasına izin vermeyeceğiz. Bu tür spekülasyonlara lütfen itibar etmeyin. Biz hükümet olduğumuz sürece bu kesinlikle olmayacak. Bizim böyle bir niyetimiz yok ve asla olmayacak. Eczaneler dışında başkalarının ilaç satmasının bir mantığı yok."

İkinci açıklama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan:
(Marketlerde de ilaç satılması yönünde bir çalışma planladıklarını belirten Erdoğan) "....Ayrıca ABD'de olduğu gibi marketlerde, süpermarketlerde ecza ile ilgili standlar kurulması yönünde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu işi geliştireceğiz. Başka çaresi yok. Tekel oluşturmayacağız. Bu işi her alanda yapacağız. Aksi takdirde uluslararası camiada beklediğimiz sıçramayı yapamayız…”

Şimdi:
İki hükümet yöneticisinin partisinin adı aynı: AKP
İki hükümet yöneticisinin görevi de aynı: Milletvekili
İki hükümet yöneticisinin ismi de aynı : Recep
İki hükümet yönecisi de kabinede
Ama açıklamalar taban tabana zıt..

Acep bunun sebebi ne ola ki?

A-Sağlıkta da “muhasır medeniyetler” seviyesine ulaşmak;
B-Vatandaşın ilaca daha rahat ulaşmasını sağlamak;
C-İlaçta tekeli engellemek;
D-Eczacının gerçek görevi olan danışmanlığı teşvik etmek;
E-Cüneyt Zapsu’ya verilen sözlerin vadesinin ağır ağır gelmesi…

Karar sizin...
Ama bence Açılım, Ergenekon, karargah aramaları derken bir “cambaza bak oyunu” daha sergileniyor.
Zapsu sahne alıyor, izleyin...
Efendim, eczacı meslektaşını satarmı? Meclise bakınca çokta hayır diyemiyorum.
Asprin alana Gripin bedava günleri geliyor sanki...
Ben bu filmi Telekom satılırken de izledim sanki!

 

 

 




CRA 29.Aralık.2009 Salı - 03:00:00

Bu haber 454 kez okundu.

OGÜNhaber
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız..

Yorum Yaz Bookmark and Share

OGÜNhaber
Bu haber için henüz yorum yapılmamış veya yapılan yorum onay beklemektedir..


  Üyelik
Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla:
Üye Ol
  TCMB Döviz Kurları
  Hava Durumu