Acısı,
Tatlısı,
Heyecanı,
Kavgası,
Gürültüsü derken koca iki yıl geçmiş, sevgili Celalettin ve Cengiz bey’lere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu arada Namık ağabeyimi de unutmadım:)
İyi ki varsınız!
Varolsunlar, sağ olsunlar ki, bizim gibi gençlere gazetelerinin köşesinde sizlerle buluşma fırsatı veriyorlar…
Yoksa bakarsanız diğer gazetelere,
Cindoruk bey’in büyük değişim yapmak için başına geçtiği DP misali, gibi devamlı aynı yüzler,
Hemen hemen her gün ne tarz yazılar yazacağını bildiğiniz, insanlar..
Yetmişine dayanmış emeklilik yaşı gelmiş bastonla işe giden, densiz misali gençlerin hiç şansı yok.
Mesela Engin Ardıç hiçbir zaman iktidar aleyhinde bir yazı yazmaz beklemeyin üzerinden 10 yıl geçse aynı olacak…
Haydar Dümen bile değişmez artık.
Hem aynı terane kardeşim, cinsel sorunları olanlar ve Dümen. Sorular ve sorulara yanıtlar ise hep aynı,,İnsan bazen düşünüyor bu soruları hep aynı kişimi hazırlıyor diye…
Mesela siyaset meydanı Ali Kırca patentlidir…
Başka kimse bu programı sunamaz? Hele hele Jübilesini kendi isteği ile yapmadan asla.
Ogün gazetesinin bana verdiği bu şanstan sonra, mail kutuma o kadar çok sizlerden mail geldi ki kimisine dönebildim, kimilerin cevabını hala düşünmekteyim desem yeridir.
Bunlardan birkaç tanesini sizinle paylaşmak istiyorum, çünkü bazı beyinlerde köşe yazarı olmak, Çengelköy’de yalıda oturmak veya sosyetik bir ortamda havyar, istakoz yemekle eş değer sanırım.
"Biz havyarı, istakozu bilmeyiz. Sizin gibi o masalarda oturmuyoruz. Sosyeteye dâhil değiliz. O yüzden AKP’yi seçtik."
Hayatımın şu dakikası ve saatine denk, havyarlı, istakozlu bir masada oturmadım. Ben sosyeteye dâhil değilim, uzak semtlere giderken Metrobüs kullanır, semt pazarından alışveriş yapar, çocuklarımla Pazar günü simit yemeyi ve çay içmeyi severim, aracım ise şirketimin bana tahsis ettiği 2001 model Suzuki 160.000 km. sabahları bazen çalışmaz… Ama Allah’ıma bin şükür ediyorum, bir işim ve sıcak bir yuvam var…
"Sizler villalarınızda otururken..."
Beni villada oturan biri olarak gören bir arkadaşımızda olmuş, benim evim 90 m2 ve halen kira arkadaşım. Ancak benim dünyamın villası’dır doğru tespit.
“Sizin hangi partiye mensup olduğunuzu merak ediyoruz ancak şu saate kadar ki yazılarınızdan bunu çıkaramadık, AKP’yi de eleştiriyor, CHP’ye laf söylüyor, TDH hareketine güvenmediğinizi söylüyorsunuz.. Siz hangi partidensiniz veya destekliyorsunuz?”
Cevabı içinde olan bir soru gelmişti, yazdığım yanıt ise tek kelime “EKMEK” partisi hocam benimkisi..Partiyle, siyasetle işim olmaz benim oy sandığına gittiğim gün ise kafama hangi parti yatarsa ona oyumu veririm, ama beni devletimi iyi yönetemezse onu da eleştiririm…KALEMİM SATILIK OLMADI, OLMAYACAK.
Daha bir sürü mail var aslında, ama bana ayrılan köşeye sığmaz, Ancak alnım açıktır, hiçbir kimse arkamdan konuşamaz ve merak edenlere duyurulur nefes aldığım ve bu işle uğraştığım sürece kalemimin bir yanlışını göremeyeceksiniz. Kalemim yanlışın karşısında mazlumun yanında olacaktır.
HAYIRLI SAĞLIKLI, SIHHATLİ, NEŞELİ VE BOL KAZANÇLI BİR HAFTA DİLİYORUM.

CRA 18.Ocak.2010 Pazartesi - 01:53:00
Bu haber 392 kez okundu.