Ana Sayfa

Künye

Reklam

İletişim

Video

Resim

Ses

Sitene Ekle

Yazarlar

RSS

E-Gazete

Haber Akışı

Asayiş

Güncel

Ekonomi

Politika

Dünya

Spor

Magazin

Kültür-Sanat

Eğitim

Sağlık

Bilim-Teknoloji

Yaşam

yazarmailgyildirim@ogunhaber.combiyografiBiyografi
Haiti Ağlıyor..
  Dünya ülkelerini ve halklarını tanımak için mutlaka bir olayın olması gerektiği gerçeğini kimse inkar edemez.
  

İsrail’le, büyükelçi krizi yaşanmasa, hükümetin birkaç parti koalisyonundan oluştuğunu bilmeyecektik. Filistin’e giden  yardımın önü kesilmese, Mısır’ın Filistin halkına dost olduğunu düşünecektik.

Gelişmemiş toplumlar, gündelik yaşar ve gündelik düşünürler. Her olay karşısında duygusal tepkiler verirler. Bir çok şeyin sınırı aşılır, abartılır; olağan dışı şeyler olur.

En önemlisi de; bir şey hissetmesi için, olayı mutlaka kendisi yaşamalıdır. Başkasının yaşaması çok fazla etkilemez.  En fazla vereceği tepki; Tüh, vahtır.

Bir ülkeyi yerle bir eden deprem, ülkemizde, ne kadar konuşulup, ne kadar dersler çıkarıldı diye bir düşündüm; dişe dokunur bir şeylere rastlamadım doğrusu. Oysa, 17 Ağustos 1999’da bu ülke çok büyük bir deprem yaşadı. Aradan geçen on bir yılda hala yarasını saramadı. Böyle bir gerçeklik sıcaklığını korurken, “nasıl olsa bizde yaşanmadı” duyarsızlığı içinde toplum.

Bizden çok uzakta yaşanan Haiti depremi, insanlık tarihi açısından çok konuşulup, tartışılması gereken bir sosyolojik olaydır.

Mesela, depremin en büyük panzehirinin teknolojik gelişmişlik olduğu gerçeği konuşulup, ülkelerin her alanda gelişmesi gerektiği vurgulanmalıdır. Bu görüşü destekleyen dünya ülkelerinden örnekler verilmelidir.

Aynı büyüklükte Japonya’daki bir depremde can ve mal kaybı yaşanmazken, Haiti yerle bir oluyor.

Deprem sonrası ülkenin durumuna ne demeli; ne tür bir kıssadan hisse çıkarmalıyız? “insanlık ölmüş! İnsanlık dışı görüntüler! Maneviyattan yoksun halk!” gibi medyatik cümleler kurup, orada yaşanan can pazarını görmezden gelip, hayatta kalmaya çalışmaktan başka hiçbir amacı olmayan yoksul halka mı depremin faturası kesilmelidir?

Haiti depremi; üçüncü dünya halklarının içinde bulundukları durumun bir yansımasıdır. Dedim ya deprem, iç kargaşa, açlık gibi olağan dışı yaşanan olaylarla ülke isimleri, halkının yaşam koşulları öğrenilebiliyor.

Bir ülke kan ağlıyor!

Cesetler sokakları doldurmuş. Depremden kurtulanlar hayatta kalma mücadelesi veriyor. Gelen yardımlar, birbirini yok etme pahasına mücadele edilerek alınıyor.

İlerisi karanlık…

Sonra ne olacak soruları ile dolu.

Her ülkenin ve her yoksul hakların Haiti depreminden çıkarması gereken dersler var. “Bize bir şey olmaz” mantığını bırakıp, depreme karşı hazırlıklı olunmalıdır. Depreme karşı değil tüm doğal afetlere karşı hazırlıklı olunmalıdır.

Daha geçenlerde Trakya’da sel felaketi yaşandı, bir sürü insan hayatını kaybetti. Maden işçileri grizu patlaması sonucu öldü.

Dünyanın her yerinde doğal felaketler yaşanmaktadır. Gelişmiş ülkeler, doğal afetleri, en az kayıpla atlatırken; geri kalmış ülkeler, kaderleriymiş gibi çok büyük kayıplar vermektedir. 

Şunu anlamak gerek;

Haiti depremi ve sonuçları bir kader değildir!

 

 

 




CRA 20.Ocak.2010 Çarşamba - 21:28:00

Bu haber 530 kez okundu.

OGÜNhaber
Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız..

Yorum Yaz Bookmark and Share

OGÜNhaber
Bu haber için henüz yorum yapılmamış veya yapılan yorum onay beklemektedir..


  Üyelik
Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla:
Üye Ol
  TCMB Döviz Kurları
  Hava Durumu